Yaratılış İnancı Tüm Dünyaya Yayılıyor!

Bilimsel yayınları takip eden bir insan, evrim teorisinin büyük bir çıkmaz içinde olduğunu açıkça görebilir. Yapılan bütün araştırmalar, canlıların tesadüfler sonucunda meydana geldikleri yönündeki iddiaları tamamen geçersiz kılmıştır. Nitekim pek çok evrimci de artık, Darwinizm’in canlılığın oluşumunu açıklamasının mümkün olmadığını açıkça itiraf etmektedir.

Evrimciler geçmişteki teknolojinin ilkel olmasından istifade ederek toplumları -adeta bir büyü- gibi onlarca yıl aldatmayı başarmışlardı. Ancak başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada son 20 yıldır Darwinizm’e karşı çok kapsamlı bir ilmi mücadele verilmektedir. Bu mücadelenin vesile olmasıyla insanlarımız evrimcilerin aldatmacaları konusunda bilinçlenmiş, etrafımızı saran yaratılış delilleri hakkında bilgi sahibi olmuşlardır. Bu ilmi mücadele, dünya çapında da etkisini göstermektedir. Nitekim yakın dönemde yaşanan gelişmeleri bir araya getirdiğimizde dünyada son derece önemli değişikliklerin meydana geldiğini gözlemleyebiliriz.

Özellikle son haftalarda yerli ve yabancı basında ardı ardına çıkan bazı haberler bu değişimi açıkça ortaya koymaktadır. Çeşitli kamuoyu araştırmalarının sonuçları, dünya genelinde çok kuvvetli bir yaratılışçılık akımının var olduğunu ortaya koymuş ve bu durum evrimcileri büyük bir telaşa düşürmüştür. Elde edilen istatistikler insanların artık evrime inanmadıklarını göstermektedir. Bununla birlikte pek çok ünlü bilim adamının, tüm canlılığın yaratılmış olduğunu kabul ederek Allah’a yönelmeleri, evrim teorisinin yolun sonuna geldiğini ve günden güne taraftarlarının sayısının azaldığını gösteren çarpıcı bir başka gelişme olmuştur. Bu değişime vesile olan faktörler arasında uzmanlarca dikkat çekilen ortak nokta ise evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koyan bilimsel çalışmaların kalitesi, çeşitliliği ve yaygınlığı olmuştur. Dünya basınının gündeminde bir süredir sıcak bir yer tutan yaratılış inancının güçlenmesi ve insanların din ahlakına yönelmelerine ilişkin son dönemde yayınlanan bazı çarpıcı haberleri aşağıda sizler için bir araya topladık.

  • Son yıllarda yaşanan bazı önemli gelişmeler, materyalizmin büyük çöküşüne hız kazandırdı. Materyalizmin çöküşü beraberinde evrim teorisinin de sonunu getirdi. Bu gelişmelerden bazıları şöyledir:
  • Işık hızını aşma amacıyla deney yapan bilim adamları, tüm bilimsel kabulleri altüst eden bir bulguyla karşı karşıya geldiler. Işık hızının kat kat aşıldığı bir deney ortamında, deneyin sonucunun sebebinden daha önce gerçekleştiğine hayretle şahit oldular. Bu, 19. yüzyılda materyalist temellere dayanarak ortaya atılan “nedensellik” iddiasının çürümesi anlamına geliyordu. Bir gazete manşetinde konu “sebepsiz sonuç olabileceği ve bir olgunun sonunun, başından önce meydana gelebileceği kanıtlandı” diye özetlendi. Gerçekten de bir olayın sonucunun, sebebi gibi gözüken olaydan önce gerçekleşmesi, tüm olayların ayrı ayrı yaratıldığının bilimsel bir delilidir ve materyalist dogmayı tamamen yıkmaktadır.
  • İnsanın gen yapısını çözmek için yürütülen İnsan Genomu Projesi sonuçlandı ve Allah’ın canlıları ne denli üstün bir yaratılışla var ettiğini ortaya koyan “genetik bilgi”nin detayları insanlığın önüne serildi. Bugün bu projenin sonuçlarını inceleyen, tek bir insan hücresinde binlerce ansiklopedi sayfasını dolduracak kadar bilgi saklandığını öğrenen her insan, bunun ne kadar büyük bir yaratılış delili olduğunu kavramaktadır.

Darwinizm’in Yıkılış Haberleri

Evrim Karşıtları, Avrupa’da da Artıyor

Dünyaca tanınmış bilim dergisi Nature’ın 23 Kasım 2006 tarihli sayısında “Evrim Karşıtları Avrupa’da Profillerini Yükseltiyorlar” başlıklı özel bir haber yayınlandı. Haberde İtalya, Almanya, Polonya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerindeki okulların müfredatlarında evrim ve yaratılış konularının ne şekilde yer aldığı ele alınıyordu. Haberde Bilim Araştırma Vakfı’nın Türkiye’deki çalışmalarına da yer verilmişti:

“…Hareketin en güçlü olduğu yer Avrupa Birliği’ne girmeye hazırlanan Türkiye’dir… Ana yaratılışçı organizasyon, Bilim Araştırma Vakfı, önde gelen Amerikan yaratılışçıları konferans vermeleri için sık sık Türkiye’ye davet etmekte…”

Haberde ayrıca, Almanya’daki bazı okullarda Yaratılış gerçeğinin öğretilmesinden kaynaklanan tartışmaya ve İtalyan Milli Eğitim Bakanı Letizia Moratti’nin isteğiyle evrim teorisinin ortaöğretim müfredatından çıkarılmasının ardından yaşananlara yer verilmiş. Rusya’daki yaratılış gerçeğini savunan grupların yürüttükleri araştırmalardan da örnekler verilen haberde, özellikle İngiltere’de yaratılışı savunan kişilerin sayısının hızla arttığı belirtilmektedir:

“Evrim hakkında yaygın olarak ders vermiş olan, Londra Üniversitesi Koleji’nden egenetikçi Steve Jones, yaratılışçı grupların artan etkilerinden endişelenenlerden birisi. “Evrimle ilgili olarak geçen 20 yılda 100 binden fazla İngiliz okul öğrencisinin önünde konuştum, ancak bu zaman zarfında, bana yaratılışçılıkla ilgili hiç soru sorulmadı. Ancak geçen birkaç yıldır, nereye gitsem bu sorularla karşılaşıyorum.””

Jones, haberin sonunda Avrupa ülkelerinde evrim teorisinin hiçbir zaman ABD’deki gibi güç kaybetmeyeceğine, her zaman evrimin güçlü kalacağına inandığını, ancak Türkiye için aynı duyguları taşımadığını dile getirmektedir.

Son bilimsel bulgular materyalizme ve Darwinizm’e çok büyük bir darbe indirmiştir. 150 yıldır her türlü aldatmaca yöntemini kullanarak insanları kandıran evrimcilerin tüm sahtekarlıkları ve yalanları deşifre edilmiştir.

Yaratılış Müzeleri ve Küresel Yaratılışçılığın Yükselişi

Dünyanın en önde gelen bilim merkezlerinden biri olan Harvard Üniversitesi de “dünyada yaratılışçılığın giderek güçlendiği ve bunun küresel merkezinin de Bilim Araştırma Vakfı’nın çalışmaları olduğu” saptamasında bulunuyor. “The Creationists, from Scientific Creationism to Intelligent Design” (Yaratılışçılar, Bilimsel Yaratılışçılıktan Akıllı Tasarıma) isimli kitabın yeni baskısında BAV’ın yaratılış gerçeğini anlatan çalışmalarına özel bir bölüm ayrılmış. Üniversiteye ait bir sitede yer alan “Yaratılış Müzeleri ve Küresel Yaratılışçılığın Yükselişi” başlıklı haberde, söz konusu kitapta geçen bölüm şu ifadelerle özetleniyor:

Alışılmadık bir olay son zamanlarda sürekli önümüze çıkıyor: Yaratılış Müzesi. Amerika’nın ilk yaratılış müzesi bu baharda Kentucky eyaletinin Petersburg kentinde açılacak. 26.4 milyon dolarlık tesis, robot dinozorlar ve özel efektlerle dolu son teknoloji bir tiyatroya sahip olmakla övünecek. Tüm bunların amacı ise ziyaretçilere Allah’ın dünyayı tam olarak Kutsal Kitap’ta anlatıldığı şekilde yarattığını öğretmek.

Ancak bu sadece ABD’yle de sınırlı değil. Türkiye çapında küçük yaratılışçı müzelerin açıldığı bir kampanyanın da gösterdiği üzere, bugünlerde her şey gibi yaratılışçılık da küreselleşiyor. (İstanbul’da bir kebap restoranında yer alan tipik bir örneği ziyaretçileri Charles Darwin’in kanlar damlayan bir portresiyle karşılıyor).

Matt Mossman, Seed dergisinin bu ayki sayısında şöyle yazmış:

“Bilim Araştırma Vakfı (BAV) en son kampanyasında, Türkiye’nin her yanındaki alışveriş merkezlerinde, restorantlarda ve kamu binalarında 80’in üzerinde müze açtı. Bu müzeler, fosillerle, posterlerle ve istekli gönüllülerle dolu. Adnan Oktar’ın arkadaşları, yoldan geçenleri Evrim’in biyolojinin kompleksliğini açıklamaya yetmediği ve Allah kelamına aykırı olduğu konusunda bilgilendirme gibi yöntemler kullanıyorlar.”

Bilim Araştırma Vakfı, web sitelerinde de sergilendiği gibi son derece gelişmiş bir operasyonu yürütüyor. Mossman’a göre sitede, internetten indirilebilen hazır PowerPoint sunumları ve öğrencilerin evrim aşığı öğretmenlerini sıkıştıracakları sorular da yer almakta. ABD ve Türkiye’nin ötesinde, İngiltere’de ve özellikle güçlü göründükleri Avustralya’da yaratılışçı haraketler olması küresel bir eğilime işaret ediyor.

Darwinist genetikçi Steve Jones Türkiye’de Darwinizm’in konumunu kastederek evrimin çöktüğünü şöyle açıklıyor: “…Türkiye için çok umutlu değilim…”

“Yaratılış Atlası”

Dünyanın en büyük haber ajanslarından biri olan İngiliz Reuters, 22 Kasım 2006 tarihinde Tom Heneghan’ın bir yorumunu yayınladı. (Reuters Haber ajansının haberleri günde yaklaşık 1 milyar kişiye ulaşmaktadır.) “Yaratılışçılık Darwin ihtilafı Türkiye’deki Müslümanları Değiştirdi” başlıklı haberde, yazar Harun Yahya’nın evrim konulu çalışmalarına ve Türkiye’de evrim inancının son yıllarda ne kadar gerilediğine yer verildi. Bu yorum, aralarında ABD’nin en önemli gazetesi olan Washington Post’un da yer aldığı çeşitli gazetelerde, MSNBC, YahooNews, AolNews gibi dünyanın en çok ziyaret edilen haber sitelerinde çok geniş yankı buldu. Yazıda yer alan yorumlardan bazıları ise şu şekildeydi:

“… Cömertçe resimlendirilmiş “Yaratılış Atlası” Türkiye’deki okul ve kütüphanelerde gizemli bir şekilde ortaya çıkıyor. Ve Darwinizm’in terörün gerçek kökeni olduğunu iddia ediyor.

Ücret istenmeden postayla gelen büyük formatlı, fotoğraflarla dolu, kolay okunan yazılar içeren, 768 sayfalık kuşe kağıttan oluşan bu kitap, dünyanın içindeki bütün türlerle beraber Allah tarafından yaratıldığını kanıtlamak için hazırlanmış.

İlk bakışta, dünyanın Eski Ahit’te söylendiği gibi altı günde yaratıldığını iddia eden Amerika’daki Hıristiyan köktenci olan yaratılışçıların çalışması olabileceği zannediliyor.

Ancak yazarın adının Harun Yahya olması, kitabın içinden bir sürpriz ortaya çıkarıyor. Bu İslami yaratılışçılıktır. Bu hareket, çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de üslenmiş ve Amerika’daki yaratılışçıların ancak hayal edebileceği bir etkiye sahip.

Yaratılışçılık burada o kadar geniş oranda kabul ediliyor ki; Türkiye en son 34 ülkede yapılan, evrimin halk arasında benimsenme yüzdesini ölçen bir ankette sonuncu oldu. Türkiye bu ankette sıralamada Amerika’nın hemen ardında yer aldı.

Harun Yahya’nın “Yaratılış Gerçeği”ni gözler önüne seren son eseri “Yaratılış Atlası”, toplam 7 cilt ve 5600 sayfadan oluşuyor. Evrim teorisinin geçersizliğini her yönden ele alan bu eserin içerik ve baskı kalitesi bakımından dünyada başka bir benzerinin bulunmadığı belirtiliyor.

Dinin Etki Derecesi

Kuran, Allah’ın bu dünyayı 6 günde yarattığını ve ilk insan Adem’e balçıktan şekil verdiğini söylüyor.

1985’te lise bilim ders kitaplarına evrim teorisine alternatif olarak yaratılış üzerine bir paragraf eklendi.

1990’ların başında önde gelen Amerikan yaratılışçıları Türkiye’de muhtelif anti evrimci konferanslarda konuşmak için geldiler.

Darwin ve Terör

O zamandan beri, bu ortamda açık politik mesajlı anti Darwinci kitaplar ortaya çıktı.

Yaratılış Atlası’nın 500’den fazla sayfasında yer alan fosillerin ve günümüz yaşayan canlı örneklerinin şahane resimleri, Allah’ın bütün canlıları yarattığını ve evrimin hiçbir zaman gerçekleşmediğini ispatlamak maksadıyla sunuluyor.

Ondan sonra “en uygunların hayatta kalmasını” vurgulayan Darwinizm’in ırkçılık, Nazizm, komünizm ve terörizme fikri dayanak olduğunu tartışan uzun bir kitap uzunluğunda bir makale geliyor.

Kitap “Dünyamızı saran terörün kaynağı hiçbir İlahi din değil; ateizm ve onun zamanımızdaki dışa vurumu olan komünizm ve terörizmdir” diyor.

Bir İstanbul okulu beklenmedik şekilde yakın zamanda kitaplardan 3 tane almış. “İhtişamlı fotoğraflarla çok iyi hazırlanmış, yaratılışın anlatılmasının son derece şık bir aracı.” diyor bir okul müdürü.

Bu kitapların arkasındaki itici güç Adnan Oktar’dır. Kendisi Harun Yahya takma adıyla geçtiğimiz on yılda birçok kitap yayınladı.

Missouri’deki Truman State Üniversitesi’nde fizikçi olan Türkiye doğumlu Taner Edis, “Harun Yahya, medya tabanlı gözde bir yaratılışçılık akımı oluşturmayı başardı.” diyor.

Harun Yahya Türkçede 200’ün üzerinde ve çoğu 51 dile çevrilmiş kitaplar ortaya koydu.

Adnan Oktar’ın çalışmaları dünyadaki İslami kitapçılarda bulunabiliyor ve ücretsiz olarak internetten indirilebiliyor.”

Yaratılış konulu Çalışmalar American Scientific Dergisinde

Dünyaca tanınmış bilim dergisi American Scientific’in geçtiğimiz ay Avrupa’da yayınlanan sayısında, Avrupa’daki ve Türkiye’deki yaratılış konulu faaliyetlerle ilgili bir haber yer aldı. Yazının en büyük bölümü ise Harun Yahya müstear ismiyle tanınan yazar Adnan Oktar ve faaliyetleriyle ilgiliydi. Dergide Adnan Oktar’ın “Darwinizm” konulu çalışmaları şu şekilde tarif ediliyordu:

… Birkaç senedir yaratılışı savunan bir kitap mevcut. ‘Evrim Aldatmacası’ adlı kitap, yılda milyonlarca satılıyor. Bu kitap bizde de büyük etki uyandırıyor. Profesör Leirs, evrim biyoloğu, Anwers Üniversitesi’nde geçen ders yılı evrim dersleri uygulamış. “Ders sonrası bazı Müslüman öğrenciler Harun Yahya’nın bu kitabı ile yanıma geldiler. Ben bu kitabı bilmediğim için onları yanıtlayamadım. Sonra kitabı incelemeye başladım ve evrim teorisine karşı olduğunu gördüm. Allah doğruydu ve Darwin yanlıştı. Kitabın ana düşüncesi buydu. Bu kitap bunu tüm genç Müslümanlara öğretiyor.”

Amsterdam Bağımsız Üniversitesi de geçen yıl Harun Yahya’nın bu eseri ile tanıştı. Müslüman öğrenciler biyoloji derslerinde yazarın internetteki eserlerinden faydalanmışlar. Ancak hepsi yetersiz not almış ve barajı aşamamışlar. Öğrenciler kendilerine, inançlarından dolayı haksızlık edildiğini savunmuşlar. Kitabın yazarı başlangıçta kendini biraz tanıtmış. Harun Yahya (Adnan Oktar’ın müstear ismi) kendisi İstanbullu bir içmimar… Daha önce de çeşitli eserleri yayınlanmıştır. Kitapların baskıları ve resimleri çok kaliteli… Harun Yahya aynı zamanda ilk ücretsiz internet yazarlığını yapmış kişidir… www.harunyahya.com‘dan da yazarın 40 değişik lisandaki eserleri hakkında bilgi edinilebilir… Dünyanın her yerindeki insanlar, evrim teorisinin çöküşüyle ilgili bilgi alışverişi yapabilir, röportajlara ulaşabilir ve eserleri sipariş verebilirler. “Allah’ın adıyla” başlayan kitabında Harun Yahya ilk sayfada kendi yazdıklarının doğru olduğunu ifade eder. “Bu eserler kesin neticelenme, etkilenme, itiraz edilemezlik, çürütülemezlik özellikleri taşımaktadır.” (Evrim Aldatmacası kitabı, 2003)… Bu konuya çok emek harcadığı belli.

Adnan Oktar’ın Darwinizm Konulu Faaliyetleri Seed Magazine’de

Ünlü bilim dergilerinden Seed Magazine, Eylül sayısında, Adnan Oktar‘ın dünya çapında devam eden faaliyetlerine geniş yer ayırdı. Yazıda Adnan Oktar‘ın onursal başkanı olduğu Bilim Araştırma Vakfı‘nın, dünyada evrim teorisinin geçersizliğine karşı bilimsel faaliyet gösteren “en etkili ve en güçlü kurum” olduğu belirtildi. Yazıda ayrıca şu ifadelere yer verildi:

… Kendisi 50 yaşında ve Bilim Araştırma Vakfı‘nın kurucusu. Amerika’nın dışında oluşturulmuş, evrime karşı en etkili ve en güçlü organizasyon…

Bu konu ile ilgilenen insanları evrimin, biyolojideki kompleksliği açıklayamayacağı ve evrimin Allah’ın sözüne karşı olduğu hakkında bilgilendiriyorlar…

Batılı örneklerinin aksine, Oktar’ın grubu Darwin’in komünizm, faşizm ve terörizmden sorumlu olduğunu belirtiyor. Oktar’a göre teröristler din örtüsü ardında gizlenen sosyal Darwinistler, komünistler de Darwinizm’le hala kanlı bir iş birliği yaparak aktif durumdalar. BAV başkanı Tarkan Yavaş “Müslüman halk bunu şimdi anlıyor” diyor…

Türkiye, Müslüman milletler arasında en çok batılılaşmış ülkeler arasındadır. Okullarında evrim öğretiliyor… 1985’teki Milli Eğitim Bakanı ‘yaratılış’ın bilimsel ders kitaplarında yer alması gerektiğini duyurdu…

İstanbul Üniversitesi’nde nörolog olan ve Türkiye’de yaratılışı açık sözlü eleştiren Ümit Sayın; son 15 yıl içerisinde Türkiye’de evrimi anlayan üniversite mezunlarının sayısının %40’dan %20’ye düştüğünü söyledi…

Türkiye’de televizyon kanallarına dağıtılan yüzlerce filmi izleyen ve Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce kitabı okuyan 4,5 milyondan fazla takipçisi olduğu iddia ediliyor..

BAV’ın internet sitesinde bilgisayara indirilebilen sunumlar ve bilim öğretmenlerini zorlayacak nitelikte sorular bulunuyor. Kurum anti-evrimci konferanslar ve konuşmalar organize ediyor ve telefonla satış yöntemiyle Harun Yahya’nın 29 dildeki kitaplarının satışını gerçekleştiriyor… Ağustos ayında, Science dergisi 34 ülkede evrime bakış açısını gösteren bir analiz yayınladı. Bu analize göre Amerika ve Türkiye Darwin teorisini en az kabul eden ülkeler.

Ünlü Bilim Adamları Allah’a Yöneldi

Francis Collins, sonuçları 2001 yılında açıklanan ünlü İnsan Genomu Projesi’ni yürüten ABD Ulusal İnsan Genomu Araştırma Enstitüsü’nün başkanı. Kısa bir süre önce, The Language of God (Tanrı’nın Dili) adlı kitabı yayınlandı.

Kitapta, Genom Projesini bulan Amerikan Ulusal Genom Araştırma Enstitüsü Başkanı Francis Collins’in iman etmesine nelerin vesile olduğu anlatılıyor. Collins kitabında, bilimsel bulguların insanı Allah’a daha çok yaklaştırdığını ve Genom Projesinin kendisine Allah’ın yaratışını gösterdiğini belirtti.

Bakanlık Açıkladı: ‘‘Evrim Yalan’’

Polonya Milli Eğitim Bakanı Yardımcısı Miroslaw Orzechowski, Darwin teorisinin “Yalan” olduğunu ve okullarda okutulmaması gerektiğini söyledi. Polonya Milli Eğitim Bakanı ve Yardımcısı, geçtiğimiz gün Milli Eğitim Bakanlığı’nda verdiği demeçte, “Evrim teorisinin bir yalan!” olduğunu, “Nasıl, iyinin yerine kötüyü öğretmemek gerekiyorsa, evrim teorisi gibi yalanları da öğretmemek gerektiğini” söyledi.

İngiltere Bu Duruma Nasıl Gelmiş?

İngiltere’nin ünlü gazetelerinden The Guardian‘da 15 Ağustos 2006 tarihinde yer alan “Bu Duruma Nasıl Geldik?” başlıklı haberde, İngiliz öğrencilerin %30’unun evrime inanmadığı hayret dolu bir üslupla vurgulanarak, bu oranın geçmişte çok düşük olduğu belirtilerek, “Evrim ortadan kalkmak üzere” saptaması yapılmıştır.

Evrime En Az İnanan Ülkeler: Türkiye ve ABD

Merkezi New York’ta bulunan National Review Dergisi’nde, John Derbyshire’ın köşesinde Türkiye’deki Yaratılışçılık şöyle anlatılıyor:

“34 ülkede yapılan araştırmada evrime en az inanılan ülkeler Türkiye ve ABD. Türkiye’deki yaratılışçılığın öncüsü Harun Yahya müstear isimli Adnan Oktar’dır ve kendisi BAV’ın kurucusudur. (Kanaatimce bu vakıf Discovery Enstitüsü kadar fiili anlamda bilimsel çalışmalar yürütüyor.)”

Bilim Adamlarının İtirafları

ABD’nin en önemli haber dergileri olarak gösterilen Time, Newsweek ve Wired, Kasım ayının ilk haftasında yayınlanan sayılarında kapaklarını “din” konusuna ayırdı. Dünyanın en önemli gen uzmanı olarak tanınan eski ateist Dr. Francis Collins, Times dergisinde yayınlanan röportajında, “Genetik yapımızın mükemmelliği Tanrı’nın eseridir. Bilimin ilerlemesi Tanrı’nın varlığının kanıtlanmasını sağlayacak. İnsanların inançlı olmasını sağlayan genlerin sadece mucizevi bir şekilde aktif hale geldiğini kanıtlayacağız. ” dedi.

Pek çok ünlü bilim adamının, canlılığın yaratılmış olduğunu itiraf etmeleri, evrim teorisinin yolun sonuna geldiğini, günden güne taraftarlarının sayısının azaldığını gösteren çarpıcı bir gelişmedir.

Türk Halkı Evrim Teorisine İnanmıyor

Evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koyan çalışmaların etkileri, çeşitli kamuoyu araştırmaları sonuçlarına da yansıyor. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)’in geçtiğimiz günlerde sonuçlarını yayınladığı kamuoyu araştırmasına göre, Türkiye’de, “evrim teorisi doğrudur” diyenler %10,7 oranında; buna karşılık, “insanı Allah yaratmıştır” diyen vatandaşlarımızın oranı ise %87,4. Bu araştırma sonucuna göre Türkiye’de sadece 100 kişiden 11’i evrim teorisine, bir başka deyişle canlılığın tesadüfler sonucu, milyonlarca yıl içinde “kendiliğinden!” oluştuğuna inanıyor. Oysa 70’li yılların sonlarında Türkiye’de 100 vatandaşımızın 75’i evrim teorisinin doğru olduğunu zannediyordu. Bugün ise bu oran %11’e düşmüş durumda. Şüphesiz bu değişimdeki en önemli etkenlerden biri, Allah’ın vesile etmesiyle, Harun Yahya’nın eserleri ve faaliyetleridir. Harun Yahya müstear isimli Adnan Oktar’ın, 1979 yılından günümüze kadar, evrim teorisinin geçersizliği ve yaratılış gerçeği konularında 50’den fazla kitap ve birçok belgesel filmi yayınlanmış, bu konuyla ilgili onlarca internet sitesi açılmıştır. Ayrıca, kendi ismi veya çeşitli müstear isimler altında 300’den fazla dergi ve gazetede makaleleri, 257 yerel ve bölgesel TV kanalında belgeselleri sürekli olarak halen yayınlanmaktadır. Adnan Oktar’ın fahri başkanı olduğu Bilim Araştırma Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı ise, Türkiye’nin tüm illeriyle, ilçelerinin ve kasabalarının büyük çoğunluğunda, 2000’den fazla konferans düzenlemiştir.

TESEV’in raporunda açıklanan bir başka sonuca göre ise Türkiye’de, kendini “dindar” olarak niteleyenlerin oranı %93,2’dir.

Yaratılış İnancı Çığ Gibi Büyüyor

Türk asıllı bir yazar olan Taner Edis, bir Amerikan bilim dergisinde yer alan yazısında, tüm dünyada çığ gibi büyüyen yaratılış inancı hakkında şu yorumları yapıyor:

…. ABD’de yaratılışçılık, sosyal merdivenin basamaklarını tırmanan, bilginin değer kazandığı meslek sahibi sınıflara katılan dini muhafazakar bir toplum kesimine hitap eder. Bunlarda bir yandan geleneksel, ahlaka dayalı doğa görüşlerini tasdik ettirme, diğer yandan da bilim ve teknolojiye saygı duyma endişeleri vardır. Yaratılış-bilimi, bunu ödün vermeden yerine getirmeyi sağlar. İlginçtir, benzer bir durum İslam dünyasında da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Müslüman ulusların arasında eskiden beri en çağdaşlaşmış olan Türkiye de son on yıl, yirmi yıl, hem dinin yeniden yükselişine, hem de küresel kapitalist ekonomide iş yapan dindar muhafazakar bir toplum kesiminin gücünün artmasına tanık oldu. Böylece, beklenebileceği gibi, yaratılışçılık Türkiye’de patladı ve diğer Müslüman ülkeleri de etkilemeye başladı.

… Batıdaki Müslüman göçmen toplumları da artan oranda genelde Türkiye kökenli yaratılışçılığa maruz kalmaya başladılar. Türk yaratılışçılığına tek bir isim egemen: Harun Yahya.

… Harun Yahya ‘nın ürettikleri arasında en çarpıcı olan şey, bunların ne denli çağdaş ve medyaya yönelik olduğudur. Yahya devrinden önce yaratılışçı duyguların bildirimi genelde dindar aydınların çevresinde sınırlı kalırdı; bu yazılar biyolojide açıkça görünen akıllı tasarıma değinmekten pek öteye gitmezdi, genelde evrimin reddedilmesi de daha geniş dini temalar üzerine olan kitaplarda kısa pasajlardan öteye gitmezdi.

…yüksek baskı sayılarına sahip, medyayı iyi kullanan, sürekli olarak evrimin kötülüklerini anlatan güçlü bir yaratılışçılık duyulmuş şey değildi. Aksine, Yahya’nın malzemeleri tam renkli, parlak kuşe kağıdına basılı, bol resimli, halka yönelik (dini yayınların aksine çok az Arapça sözcük kullanıyor) ve bütün güncel yayın ortamlarında erişilebilir durumda.

… ürünler ucuza satılıyor, hatta bunları ücretsiz elde etmek çok kolay. “Aylık bilim ve kültür dergisi” Mercek’in Ağustos 2002 sayısı, iki VCD dâhil 1.80 Dolar’a çıktı ve içinde Yahya’dan bağımsız tek reklâm, (sınıf atlamak için önemli olan) İngilizce dil öğrenimi üzerine bir eğitim setine aitti.

Yahya’nın Web sitesi, kitapların çoğunu İnternet’ten çeşitli dillerde dağıtıyor hem de ücretsiz olarak. Türk yaratılışçılığı uluslararası hale geldi: Yahya’nın kitapları İstanbul’da nasıl kolayca bulunuyor ve sergileniyorsa, Londra’da da aynı şekilde.

…yaşamın ve evrenin karmaşıklığının yalnızca İlahi bir tasarım ile mümkün olabileceği düşüncesi İslam’ı savunanların inancının derinliklerindedir. “Darwin Gününü” kutladığımız şu sırada, biz Batılılar, Harun Yahya adı altında, dikkatle izlememiz gereken hatta ders almamız gereken bir olguyla karşı karşıyayız. Çünkü burada, evrimi kültürden silme hedefinde başarı tehdidi arz eden bir yaratılışçılıkla karşı karşıyayız.

‘‘Hak geldi, batıl yok oldu…’’ (İsra Suresi, 81)

Yazı boyunca bazı örneklerine şahit olduğumuz son gelişmeler ışığında şunu söyleyebiliriz ki; ateizm telkin eden materyalist felsefe artık son çırpınışlarını sergilemektedir ve insanlık 21. yüzyılda bu gibi aldatmacalardan kurtularak -Allah’ın izni ile- gerçek yaratılış amacına dönmeye başlamıştır.

Materyalistler ve ateistler, ne kadar din ahlakının yayılmaması için gayret etseler, ne kadar kendilerince Allah’ın nurunu engellemeye çalışsalar da, dünya görüşlerinin temeli olan Darwinizm artık çökmüştür. Din ahlakının yayılmaması için gösterdikleri uğraşının hiçbir dayanağı kalmamıştır. Bu gerçek, gün geçtikçe daha çok insan tarafından görülmekte ve dünyanın dört bir yanında insanlar imana ve din ahlakına yönelmektedirler.

Ancak bu durum Allah’a inananları gevşekliğe sürüklememelidir. Çünkü Darwinizm’le mücadele henüz bitmemiştir, bitmemelidir de. Çünkü Darwinizm propagandası aralıksız sürmektedir. Gazete ve dergi yazıları, belgesel filmler, televizyon programları aracılığıyla yoğun olarak devam ettirilen ve özellikle yeni yetişen genç nesilleri hedef alan bu propagandaya karşı, inananların çok kuvvetli bir ittifak oluşturmaları gerekir. Gelişen teknojilerden istifade ederek, bilimsel gelişmeleri takip ederek bu sapkın ideolojinin bilimsel olarak hiçbir değerinin olmadığı ve ne gibi tehlikeler içerdiği herkese anlatılmalıdır. Evrim teorisinin bilimsel olarak çöktüğünü, Darwinist propagandanın içi boş telkinlerden ibaret olduğunu görenlerin sayısı daha da arttıkça, Darwinizm belası Allah’ın izniyle tamamen ortadan kalkacaktır. İnananların, Allah rızası için tüm imkanlarını seferber ederek Darwinizm’e ve dinsizliğe karşı yapacakları fikri mücadele, tüm insanlık için en güzel şekilde sonuçlanacaktır. Birlik ve beraberlik içinde, samimiyetle yürütülecek çalışmalar, Rabbimiz’in Kuran-ı Kerim’de vaat ettiği gibi “Hakkın üstün gelip, batılın yok olmasına” vesile olacaktır. Yüce Allah’ın bu vaadi tüm iman edenler için büyük bir şevk ve heyecan kaynağıdır:

Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah’a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size. (Enbiya Suresi, 18)
İnsanları inançsızlığa ve dinsizliğe sürükleyen Darwinizm’in fikren ortadan kalkmasıyla, din ahlakı hızla yayılacak, yeryüzüne barış, güvenlik ve huzur hakim olacaktır. Allah’ın dilemesiyle pek yakında insanlar akın akın hak din ahlakına yönelecekler ve Rabbimiz’in vaat ettiği gibi, Allah’ın nuru tüm yeryüzüne hakim olacaktır.