İnsanın Düşünme Özelliğinin Diğer Canlılarla Aynı Olduğu Bir Aldatmacadır

Celal Şengör, insanın düşünebilme gücünü açıklayamadığından, bu konuda yöneltilen soruya hayvanların da yetenekleri olduğuna dair geçiştirici bir cevapla karşılık vermiştir. Karganın derin bir kap içinden yemek çıkarabilmesinin, bir maymunun düşmanlarından korunabilmek için yanında taşlar biriktirmesinin, insanın düşünme yeteneğinden farksız olduğunu iddia etmiştir. Bu elbette büyük bir aldatmacadır.

          İnsan, kendi varlığının farkında olan, “ben varım” ve “ben neyim?” diyebilen, düşünebilen bir varlıktır. Çünkü insan ruha sahiptir. Ve aslında, bilinç ve şuur sahibi olan her insan, üstün bir ruh taşıdığının farkındadır. İnsan, eğer akledebiliyorsa, sevindiği, düşündüğü, karar verdiği, muhakeme ettiği, neşelendiği, heyecanlandığı, sevgi duyduğu, acıdığı, endişelendiği, bir elmanın tadından zevk aldığı, bir müziği dinlemekten hoşlandığı, uçaklar inşa ettiği, gökdelenler yükselttiği, laboratuvarlar kurup kendisini incelediği sürece, bunların tümünü gerçekleştirenin Allah’ın bahşettiği kendi ruhu olduğunu anlar.

          Ruh sahibi insan, başıboş yaratılmamıştır. Bu dünyadaki varlığının bir amacı vardır. Allah’ın ruhunu taşımakta ve bu dünyada imtihan olmaktadır. Yaptığı ve düşündüğü her şeyden sorumlu tutulacaktır. Yaşamında, Darwinistlerin iddia ettikleri şekilde bir rastgelelik, şuursuz tesadüfi olaylar ve amaçsızlık yoktur. Her şey Allah’ın dilemesiyle yaratılmıştır ve bunların tümü tabi olduğu imtihanın bir parçasıdır. Ölüm ile sonlanacak bu yaşamında, geride bırakacağı sadece bedeni olacaktır. Ruhu ise, ruhun barınacağı gerçek hayat olan ahirette sonsuza kadar yaşayacaktır.

          Hayvan ise varlığının bilincinde değildir. Şuuru kapalı olan, varlık nedenini bilmeyen, düşünemeyen bir varlıktır. Pek çok hayvan Allah’ın yarattığı çok üstün yeteneklere sahip olur. Kendi varlığının şuurunda olmayan bir hayvandaki bu yetenek, Allah’ın eşsiz sanatını görebilmek için özel olarak yaratılır. Bir karga şişenin içindeki yiyeceği çıkarmaya çalışırken, bir maymun düşmanlarından korunmak için yanında taş biriktirirken kendisini koruyabilmek ve yaşamını devam ettirebilmek için kendisine ilham edilmiş olan bir davranış biçimini kullanır. Fakat o canlı, ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir zaman bir uçak tasarlayamayacak, bir kimya deneyi yapamayacak, bir kitap yazamayacak, kürsüye çıkıp konferans veremeyecek, kendi hücrelerini laboratuvarda mikroskop altında inceleyemeyecektir.

 

Ayrıntılı bilgi için bkz: http://www.harunyahya.org/evrim/ruh/ruh01.html, http://www.darwininacmaziruh.com/