Ahenk mi Düzensizlik mi?

Celal Şengör, tıpkı evren, gezegenler ve dünya üzerindeki denge hakkında yaptığı demagojiye benzer şekilde, yeryüzünde canlılarda tecelli eden muhteşem düzeni, bir kaos ortamı gibi göstermeye çalışmıştır. Buna delil olarak da kendince amino asitlerin mükemmel olmadığını, döllerin yalnızca az bir kısmının hayatta kaldığını, balık yumurtaların yalnızca az bir kısmının yaşadığını delil olarak vermeye çalışmıştır. Bu izahlar, Darwinistlerin yeryüzündeki muhteşem yaratılışın farkında olmaları, fakat Darwinist demagoji yöntemleriyle bu gerçeği örtbas etmeye çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Gerçek ise şöyledir:

–    Amino asitler, tesadüfen meydana gelmesi matematiksel olarak imkansız olan proteinlerin yapı taşlarıdır ve proteinlerle benzer bir kompleksliğe sahiptirler.

–       Tek bir proteinin oluşması için DNA gerekir
–       Protein olmadan DNA oluşamaz
–       DNA olmadan protein oluşamaz
–       Protein olmadan protein oluşamaz
–       Tek bir proteinin oluşması için 60 ayrı protein gerekir
–       Bu proteinlerin bir tanesi bile eksik olsa protein var olamaz
–       Ribozom olmadan protein oluşmaz
–       RNA olmadan da protein oluşmaz
–       ATP olmadan protein oluşmaz
–       ATP’yi üretecek mitokondri olmadan da protein oluşmaz.
–       Hücre çekirdeği olmadan protein oluşmaz
–       Sitoplazma olmadan da protein oluşmaz
–       Hücredeki organellerden bir tanesi eksik olsa protein oluşamaz
–       Hücredeki bütün organellerin var olması ve çalışması için de proteinler gereklidir
–       Bu organeller olmadan da hiçbir şekilde protein olmaz. 

Bu sistem, bir arada çalışmak zorunda olan iç içe bir sistemdir. Biri olmadan diğeri olamaz. Tek bir parçası var olsa bile, sistemin diğer parçaları olmadan bu parça hiçbir işe yaramaz.
Kısacası,
BİR PROTEİNİN VAR OLMASI İÇİN HÜCRENİN TAMAMI GEREKİR.Hücre, bugün incelediğimiz ve çok az bir kısmını anlayabildiğimiz mükemmel kompleks yapısı ile var olmadığı sürece, TEK BİR TANE BİLE PROTEİN MEYDANA GELEMEZ.

– Böyle bir yapı muhteşem bir düzen ve komplekslik sergiler ve değil tesadüfen meydana gelmesi yapay olarak üretilebilmesi bile İMKANSIZDIR.

–    Yeryüzünde canlılar arasında da muhteşem bir denge vardır. Allah, canlıları yaratırken, bu dengenin bir tezahürü olarak onların yaşamlarını, rızıklarını, barınacak ortamlarını da birlikte yaratmıştır.

–    Örneğin bir balık yüzlerce yumurta bırakır fakat bunların belli bir miktarı yaşamını sürdürebilir. Bu olağanüstü bir dengedir, çünkü avcılara av olan yumurtalar, bu yumurtalarla beslenen canlılar için rızıktır. Allah, onların beslenmeleri için böyle bir denge var etmiştir.

–    Zaten bu yumurtaların tümünün yaşaması ihtimali durumunda yeryüzündeki dengede bir bozulma olacağı açıktır. Deniz o balık türünden geçilmeyecek, o balığın avladığı canlılar muhtemelen tükenecek ve bunun çok fazla yan etkisi meydana gelecektir. Canlılar için belirlenmiş üreme oranı, yeryüzü için belirlenmiş en mükemmel orandır.

–    Birbirini avlayan canlılar için de bu denge söz konusudur. Bir canlı diğerini avlarken, bir başkasına av olur. Hayvan kendi varlığının bilincinde olmayan şuursuz bir canlıdır, onun yaşam şeklini Allah öyle belirlemiş, bunu yeryüzü için çok müthiş bir denge olarak var etmiştir.

–    Av ve avcı arasındaki bu ihtişamlı yaratılışın bir tezahürü de, bir canlıda, tam olarak onu avlayan canlıya etki edecek olan zehrin üretilmesidir. Böyle bir mekanizmanın tesadüfen oluşabilme ihtmali yoktur. Allah’ın yeryüzünde var ettiği denge, hayranlık uyandıracak delillere sahiptir. Bu ahenkte en küçük bir bozulma tüm canlı varlığını tehdit edecek sonuçlar getirecektir. (Örneğin bitkilerin ve mikroorganizmaların fotosentez yoluyla yıllık ürettikleri oksijen miktarı her zaman dengededir. Bu dengedeki en küçük bir bozulma tüm canlı yaşamını ortadan kaldırabilir.)