8 Özelliğiyle Evrimi Çıkmaza Sokan Platypus

Gerçekte ara form özelliği oluşturmayan bu tür canlılardaki yapılar, kimi zaman evrimcilerin taraflı yorumları ile ara form özelliği gibi lanse edilir. Fakat bir canlı grubunun diğer canlı grubuna ait özellikler barındırması, bir ara form özelliği değildir. Mozaik canlıların ara form sayılamayacağı, Stephen J. Gould ve Niles Eldredge gibi önde gelen evrimci paleontologlar tarafından da kabul edilmektedir. (S. J. Gould & N. Eldredge, Paleobiology, vol. 3, 1977, s. 147)

Monash Üniversitesi fizyologlarından Uwe Proske ise, bu canlı için “hayvanlar aleminin en harika canlısı olmaya kesin aday bir hayvan” olduğu sonucuna varmıştır. Proske Platypus hakkında şöyle der:

“lkel bir memeli olmanın çok ötesinde, Platypus kesinlikle çok yüksek düzeyde ilerlemiş durumdadır.” (Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis, Burnett Books Ltd., London, 1985, s. 109-110)

Platypus’un Evrim Yalanını Geçersiz Kılan Özellikleri

Avlanmayı Kolaylaştıran Su Geçirmez Bir Kürk

Platypus’un ayakları ve gagası hariç bütün vücudu, su geçirmez kalın bir kürkle kaplıdır. Her milimetrekaresinde 800 tüy bulunan bu kürk, kutup ayısının kürkünden bile daha gürdür. Kürk iki katmandan oluşmaktadır. Üst katta parlak ve uzun tüyler yer alırken altta daha kısa yumuşak tüyler bulunur. Yalıtkanlık özelliği çok yüksek olan bu kürk sayesinde platypus çok soğuk sularda bile avlanabilir.

Hassas Bir Gaga ve Elektroreseptör Sistemi

Platypus’un, bir lastik gibi yumuşak olan gagasının üstünde iki delik bulunur. Bu delikler, platypus’un vücudunun geri kalan kısmı su altındayken nefes almasına imkan tanır. Platypus avlanmak için su altına daldığında, kulaklarını, gözlerini ve burun deliklerini sımsıkı kapatır. Ancak buna rağmen bu canlı hiçbir yere çarpmadan yüzer ve avını yakalar. Bu mucizenin nasıl olup da gerçekleştiğini merak eden bilim adamları, muazzam bir sistemle karşılaşmışlardır. Platypus’un son derece hassas olan gagasında, yaklaşık 850.000 alıcıdan meydana gelen bir elektro-alıcı sistem yer alır. Bu elektroreseptör sistemi, bazı balıklarda bulunan sistemlere de hiç benzememektedir. Bu, çok daha komplekstir. Platypus, kendine özgü hareketleriyle ırmaklarda elektrik alanı oluşturur ve bunu kullanarak ırmağın yüzeyinin biçimini belirler. Yüce Rabbimiz Allah’ın var ettiği bu elektro-alıcı sistem, Platypus’a yem olacak küçük bir canlının dahi kas hareketlerindeki elektrik aktivitesinin tespit edilmesini sağlar.

Çok Kullanışlı Ayaklar

Platypus’un, vücuduna yatay olarak yerleştirilmiş dört bacağı vardır. Canlı, bu sayede karada bir kertenkele gibi yürüyebilir. Ön ayaklarında bulunan deri perdeler, Platypus’un suda rahatça yüzmesini sağlar. Karaya çıkınca katlanan bu perdelerin yerini, yürümesini ve toprağı kazmasını sağlayan keskin pençeleri alır. Bu pençelerini aynı zamanda toprağı kazarken yere tutunmak ve kürkünü taramak için de kullanır.

Enerji Deposu Bir Kuyruk

Platypus’un bir küreğe benzeyen kuyruğu, yüzerken bir dümen işlevi görür. Tünel kazarken ise kuyruğunu toprağı yuvasından itmek için kullanır. Ancak kuyruğun asıl görevi yağ depolamaktır. Yiyecek kaynakları azaldığında ya da kuluçkaya yatarken daha fazla enerjiye gereksinim duyduğunda Platypus bu depoyu kullanır. Ayrıca karaya çıktığında karnına doğru bastırdığı kuyruğunun arasında birşeyler de taşıyabilir.

Ayarlanabilir Vücut Sıcaklığı

Birçok memelinin vücut sıcaklığı 37-38 °C civarındadır. Platypus’un vücut sıcaklığı ise yaklaşık 32 °C’dir. Platypus’un metabolizması değişebilen bir özelliğe sahiptir. Böylece yaklaşık 0 °C olan buzlu su içinde, birkaç saat kalsa bile vücut sıcaklığını 32 °C olarak koruyabilir.

Fazla Miktarda Hemoglobin

Platypus’un kırmızı kan hücreleri diğer memelilerden daha fazla miktarda hemoglobin taşır. Bu sayede su altında 10 dakikadan fazla nefessiz kalabilir. Bir Platypus’un nabzı gerektiğinde dakikada 140-230’dan neredeyse dakikada (sıfır) 0’a yakın bir rakama kadar düşebilir.

Platypus’un Zehirli Tabancası

Platypus bazı kır faresi türleri ve küçük bir böcek yiyenle birlikte yeryüzündeki ender zehirli memeli hayvanlardandır. Her platypus arka ayağının üzerinde, 1,5 cm uzunluğunda bir zehir enjektörü ile doğar. İlk yılın sonunda dişinin zehir pençesi düşer, erkeğinki ise üreme döneminde zehirli hale gelir. Zehir, kalça üzerindeki bir bezden üretilir ve çok etkilidir. Bu zehir, örneğin bir köpeğe verildiğinde, köpeğin kalp ritmi bozulur ve solunumu felce uğrayarak çabucak ölür.

Yumurtlama ve Yavru Bakımı

Dişi Platypus nehir kenarında bir yuva inşa eder. 20 m uzunluğundaki bu yuva sıradan bir yuvadan çok daha geniştir. Su taşkınlarından ve düşmanlarından korunmak için kendini yuvanın içine kapatır. Bu sayede yuvanın iç sıcaklığının ve neminin yumurtlama için belli bir değerde kalması da sağlanmış olur.

Yaklaşık 4 mm büyüklüğündeki yumurtalar, yumurta tüpünden aşağı inerken döllenir ve korunmaları için üzerlerinde yumuşak bir kabuk meydana gelir. Daha sonra yumurtalar rahime yerleştiğinde ikinci kabukla sarılır. Yumurtalar 12 mm kadar olduklarında ise, üçüncü ve koruyucu son kabuk oluşur. Bu kabuk yumurtanın içinde embriyonun beslenmesini sağlar. Yumurta kabuğu tıpkı bir lastik gibi yumuşaktır. Yeni doğan Platypus’un üst çenesinde bu kabuğu açması için küçük bir diş bulunur. Tam ihtiyacı olduğu zamanda böyle bir dişin oluşması, kuşkusuz onu yaratan Allah’ın sonsuz ilminin ve şefkatinin göstergelerinden biridir.

Görüldüğü gibi Platypus, birçok değişik özelliğe sahip olan ilginç bir canlıdır. Her biri başlı başına birer mucize olan bu özellikler üzerinde düşünmek gerekir. Üstün bir bilgi ve gücün göstergesi olan bu özelliklerin kendiliğinden ortaya çıkması mümkün değildir. Bu özellikleri fark edecek bilince dahi sahip olmayan Platypus’un bunları kendi çabasıyla elde etmesi ya da bunlara tesadüfen sahip olması da söz konusu değildir.

Elbette ki diğer varlıklar gibi Platypus’u da yaratan Yüce Allah’tır. Platypus’un sahip olduğu her özellik bu gerçeğin ayrı birer göstergesidir. Bu canlı, Allah’ın ilminin ve kudretinin tecellilerinden yalnızca bir tanesidir. Yüce Allah bir ayette bu gerçeği şöyle bildirmektedir:

“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi, 66)

“MOZAİK CANLILAR” ARA FORM DEĞİLDİR

Bir canlı grubunun diğer canlı grubuna ait özellikler barındırması, bir ara form özelliği değildir. Örneğin Avustralya’da yaşayan Platypus, bir memeli olmasına rağmen sürüngenler gibi yumurtlayarak çoğalır. Ayrıca gagası da kuşlara benzer. Bu özellikleri nedeniyle bilim adamları Platypus gibi canlılara “mozaik canlı” ismini verirler. Mozaik canlıların ara form sayılamayacağı, önde gelen evrimciler tarafından da kabul edilmektedir.