Darwinizm Dünyaya Nasıl Hakim Oldu?

Darwinist ideoloji, tamamen sahtekarlığa dayalı, yeryüzündeki tüm canlılığın tesadüfen meydana geldiğini savunacak kadar ilkel bir aldatmacadır. Fakat böylesine akıl dışı olmasına rağmen bu aldatmaca, dünyadaki bütün devletlere, hükümetlere, okullara, üniversitelere, bilim çevrelerine, iş yerlerine, gazetelere, dergilere, radyolara, televizyonlara hakim olmuştur. Bunu yayan, Darwinizm sahtekarlığını bütün dünyada hakim hale getiren sinsi ve deccali bir yapılanma olan Darwinist diktatörlüktür. 150 yıldır görev başında olan bu sinsi diktatörlük, şu an can çekişmekte fakat etkisini sürdürmektedir.

Darwinist diktatörlüğün hakimiyeti dayatma, zorbalık, tehdit ve baskıya dayanır. Bugün dünyanın neredeyse hiçbir üniversitesinde EVRİM KARŞITI BİR PROFESÖRÜN EĞİTİM VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. HİÇBİR ÜLKENİN BAŞBAKANI ANTİ-DARWİNİST OLDUĞUNU AÇIKLAYAMAZ. HİÇBİR ÖĞRETMEN ÖĞRENCİSİNE EVRİM SAHTEKARLIĞINI ANLATAMAZ, ÖĞRENCİLER DE ÖĞRETMENLERİNE EVRİME İNANMADIKLARINI SÖYLEYEMEZLER. Bunu yapan bir profesör veya öğretmen derhal işinden alınır. Öğrenci o dersten sınıfta kalır. ANTİ-EVRİMCİ BİR BAKANIN HÜKÜMETTE KALABİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Nitekim Yaratılış gerçeğinin evrim ile birlikte okullarda okutulması konusunda dünya çapında gösterilen neredeyse tüm çabalar SONUÇSUZ KALMIŞTIR.

Bugün tanınmış büyük basın organları evrime delil olarak sunulmuş olan sahte bir fosilin haberini MUTLAKA YAPMAK ZORUNDADIR. Mutlaka bu sahtekarlığın bir parçası olmalıdırlar, yoksa yayın hayatları sona erer. Yaratılışı savunduğu, hatta sadece Yaratılış ile ilgili bir makaleden bahsettiği için kariyeri sona eren bir bilim adamının veya profesörün tekrar yeni bir işe girebilmesi mümkün değildir. Bu kişi muhtemelen tüm arkadaş çevresini de kaybedecektir. Bilim çevresinde yeniden yer bulabilmesi ise adeta imkansızdır.

Kullanılan yöntem, dayatma, zorbalık ve tehdittir. Darwinist diktatörlüğün tehditlerinden ve zorba uygulamalarından dolayı insanlar şimdiye dek Darwinizm’e karşı olduklarını açıkça ifade edememiş, adeta rol yapmak zorunda kalmışlardır. Darwinizm’in reddi her türlü yöntem denenerek engellenmektedir, çünkü aksi takdirde batıl Darwinizm dininin savunucularının hiçbir dayanağı olmayan bu teoriyi canlı tutabilmek için bir yolu kalmamış olacaktır. Yalan, yüksek sesle söylenmekte ve bunun yalan olduğunu iddia etmek suç sayılmaktadır. Bilimsellik iddiasıyla ortaya atılan teori, bilimden tam anlamıyla uzak, resmen ve açıkça reddedilmesi engellenen, batıl, dogmatik bir inanç sistemi haline getirilmiştir. Asıl dikkat çekici olan ise, bunun göz göre göre, hiç çekinmeden yapılmasıdır.

Dünyayı felakete götüren evrim teorisi bilimin gelişmesini de engellemektedir

Bugün dünyada, EVRİMİ DESTEKLEME ÇALIŞMALARINA AKITILAN PARA, MİLYONLARCA DOLARDIR. Evrim çalışması denen şey ise, servet harcanarak yalnızca yeni sahtekarlıklar üretmek ve bunu basın yoluyla yaygınlaştırmaktır. Çeşitli bilimsel gelişmeler ve tıp alanında yapılacak yeniliklerde, örneğin kanser, Alzheimer gibi önemli hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek; ya da Afrika’da açlıktan ölmekte olan milyonlarca insana ulaşabilecek bu paralar; masum halktan alınıp, dünyayı felakete götüren bir sahtekarlık için harcanmaktadır.

150 yıllık tarihin en büyük sahtekarlığı olan evrimin tüm dünyaya yayılması ve sahte hipnozunu kitlelere ulaştırması Darwinist diktatörlüğün yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Görüldüğü gibi Darwinizm, bilimsel olduğu için değil, tamamen dayatma yoluyla telkin edildiği ve Darwinist diktatörlük tarafından korunduğu için dünyada destek bulmuştur. Çoğunluğun bu sahte teoriyi destekliyor görünmesi insanları aldatmamalıdır. Çünkü bu insanların bir kısmı, Darwinizm’in dünya çapında yaşanan tarihin en büyük sahtekarlığı olduğunu bilmemekte, bir kısmı ise işini kaybetmemek veya çevrenin tepkisini çekmemek için Darwinizm’i destekliyor gözükmektedir. Dünya hakimiyeti, DEHŞETLİ BİR DECCAL SİSTEMİ OLAN DARWİNİST DİKTATÖRLÜK TARAFINDAN sağlanan bu sahte teorinin bütün dayanakları tek tek yok edilmektedir. Evrim teorisinin tamamen ortadan kalkması Allah’ın izniyle an meselesidir.