Güncel: İlmi Araştırma Sayı 111

Bilim adamlarının önce, fare beyninde var olan bir anıyı aldıklarını ve bu anıyla ilişkili beyin hücrelerini işaretleyip buradaki nöronları tetiklediklerini, böylece, önceden yaşanmış bir anı ile şu an yaşanan bir tecrübe arasında bir iletişim köprüsü kurularak sahte bir anı oluşturduklarını belirten Kanay, deneyin, mavi ve kırmızı olmak üzere 2 oda kullanılarak yapıldığını aktardı.

Farenin mavi bir odada elektriğe maruz kalırken, beynindeki kırmızı odayla ilgili anıların bulunduğu kısmın tetiklendiğini, böylece mavi odada yaşadıklarını kırmızı odada yaşadığını sandığı için kırmızı odaya girince korkmaya başladığını kaydeden Kanay, hayvanların bu deneyler esnasında korku yaşamasının çok hoş olmasa da MIT’li bilim adamlarının yaptığı bu çalışmanın beyinde sahte anı oluşturmanın mümkün olduğunu kanıtladığını anlattı.

Kanay, bu bulgunun “Görülen, yaşanılan, etkilenilen birçok anının aslında hiç yaşanmamış olabileceği, yani beynin hiç yaşamadığı ve tecrübe etmediği olayları sanki yaşamış gibi kişiye hissettirebileceği” açısından önemli olduğunu kaydederek, koku, ses, tat, görme ve dokunma hislerinin tamamının beynin içerisinde, ufacık bir noktada meydana geldiğini, oda, renk, ses, güzel anı ve kötü olayların tamamının beynin içerisindeki görme, dokunma, koklama, işitme ve tatma merkezlerinde meydana geldiğini bildirdi.

Karanlık, ışık ve ses olmayan beynin içerisinde, rengarenk bir dünya seyredildiğini aktaran Kanay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Beynimizin içinde, adeta bize herşeyi gösteren HD kalitede bir televizyon vardır. Bu, rüyalarla daha iyi anlaşılabilir. Rüyalarımızda da tadabilir, görebilir, koklayabilir ve dokunabiliriz. Ancak tüm bunları yaparken, aslen yatağımızda uzanmış öylece uyuyoruzdur. Aynı rüyalarımızdaki bu sahte anlar gibi, yaşantımızda da buna benzer sahte anılar vardır. Örneğin; anahtarımızı çantamıza koyduğumuzu sanırız. Bundan o kadar emin oluruz ki, çantamızda bulamayınca anahtarlarımızı kaybettiğimizi düşünür, telaşla aramaya başlarız. Sonradan çantamızda değil de masanın üzerinde bulduğumuzdaysa gerçek ortaya çıkar. O kadar emin olmamıza rağmen, onları aslında hiç çantamıza koymamışızdır. İşte bu, beynimizin günlük hayatta bize gösterdiği sahte bir anıdır. Bu anlamda, yapılan keşif, bilhassa ruh ve sinir hastalıklarının tedavisinde çok önemli bir rol oynayacaktır. Örneğin; çeşitli travmalar sonucu stres bozukluğu yaşayan ve bu nedenle de psikolojisi bozulan birçok kişiyi bu yolla tedavi etmek mümkün olacaktır. Çok kanlı savaşlara ya da travma yaşatacak kadar şiddetli trajik olaylara tanık olan ve bu durumla psikolojik olarak sağlıklı bir şekilde başa çıkamayan birçok kişinin beyninde, sahte anılar oluşturarak yaşadıkları travmayı geri almak mümkün olacak, bu sayede sağlıklarına kavuşabileceklerdir.”

www.cumhuriyet.com.tr

www.biyomimetik.net

33 Yeni Karınca Türü Keşfedildi

ABD’li bir biyolog, Orta Amerika ve Karayip bölgesinde 33 yeni karınca türü keşfetti.

Utah Üniversitesi’nde biyolog olan Jack Longino, dünyanın en büyük popülasyonunu oluşturan canlılardan biri olan karıncalara 33 yeni tür eklenmesini sağladı.

Zootoxa dergisinde dün yayımlanan araştırmaya göre, Longino Eurhopalothrix familyasına ait 14 yeni tür belirledi ve bu türleri bilinen 14 türden ayrıştırdı. Yunanca olan tür adı, Eurhopalothrix türlerinin birçoğunun sahip olduğu tüy şeklini temsil ediyor.

Longino, Zootoxa dergisinde yayımlanacak olan bir diğer çalışmasında ise Octostruma familyasına ait 19 yeni türün keşfine yer verdi. Yeni türler, varlığı bilinen 15 türden kendilerini ayrıştıran farklılıklarıyla tanımlandı. ‘Sekiz şişkinlik’ anlamına gelen Octostruma, karınca türlerinin sekiz segmentli antenlerini temsil ediyor.

Yaprak Çöpü Lordları

Longino, “Yeni türler genelde küçük orman topluluklarında bulunuyor ve ağırlıklı olarak tarımsal alanlarda ortaya çıkıyor. Bu durum, Orta Amerika’daki ormanları koruma çabasının önemini gösteriyor” dedi.

RedOrbit sitesinin haberine göre, yeni karınca türlerinin birçoğu 0.2-0,1 cm kadar küçük bir boya sahip. Birçoğu, çürümekte olan odun veya ölü yaprak örtülerinin altında yaşamayı tercih ediyor.

Longino, “Neredeyse gözleri yok… Görüntüleri tespit etmeyen ama ışığı yakalayan gözleriyle yaprak çöplüğünde bir şeyler bulabilmek için geziniyorlar… Karıncaların kendilerini kamufle etmek için ince bir kireç tabakasına buladığı, av olarak da yumuşak vücutlu küçük böcek ve örümcekleri tercih ettiğini düşünüyoruz” dedi.

Günümüzde, 15 bin karınca türü olduğu biliniyor. Türler arasındaki en büyük farklılık vücut yapıları olurken, karınca türlerinin 30 bin civarında olabileceği düşünülüyor.

Longino ise yapılan genetik çalışmalar sonucunda ‘100 bine yakın karınca türü olabileceğini anladıklarını’ söyledi.

Dünyada 700 bin bilinen böcek türü bulunuyor ama bu sayının her yıl artması bekleniyor. Dünyada yaşayan canlı türlerinin yüzde 70-80’ini ise böcekler oluşturuyor.

Yeni türler keşfetmek konusunda oldukça başarılı olan Longino, en son başarısıyla keşif sayısını 131’e çıkardı.

www.ntvmsnbc.com

İnsan Beynini Taklit Eden Çip Geliştirildi

İsviçre’nin Zürih Üniversitesi’nden bilim adamları yeni devrelerin, insan beynine büyüklük, hız ve enerji kullanımı bakımından benzer olduğunu belirtti.

Geliştirilen nöromorfik çiplerin, beyin gibi, gerçek zamanlı bilgileri kullanabildiğini ve parçası olan elektronik devrelerin belirli eylemleri gerçekleştirebildiğini belirten araştırmacılardan Giacomo Indiveri, amaçlarının insan beynine en yakın sistemi oluşturmak yani nöronların etkilerini doğrudan çipler yardımıyla taklit etmek olduğunu vurguladı.

Indiveri, hafıza, karar alma ve karara varmayı gerektiren testlerde, geliştirilen yapay duyumsal işlemde sisteminin başarılı olduğunu ifade etti.

Daha önce, güneş çıktığında otomatik olarak tentelerin inmesi gibi, çevreye göre tepki veren elektronik bir sistemin nasıl çalıştığının bilindiğini belirten Indiveri, geliştirilen çiplerle bunun beyinde nasıl meydana geldiğini gösterdiklerine dikkati çekti.

Yeni çiplerin, robotların yönlendirilmeden “özerk olarak” hareket etmesinde, daha iyi ve hızlı çalışabilen bilgisayarların üretiminde kullanılabileceği belirtildi.

www.sabah.com.tr