Hafızanızdaki Tüm Bilgiler Silinseydi…

Bir gün yataktan kalktığınızda hafızanızın tamamen silindiğini, kim olduğunuzu unuttuğunuzu düşünelim. Elbette geçmişe dair yaşadığınız birçok olayın hafızanızdan silinmesi sizin için başlı başına bir imtihan olacaktır. Böyle düşünüldüğünde, şu anki sağlığınıza şükredecek, aradaki kıyaslamayla ne büyük nimete sahip olduğunuzu bir kez daha anlayacaksınız.

Peki size geçmişle ilgili bir soru sorulduğunda geçmişinizi nasıl hatırladığınızı hiç merak ettiniz mi? Bugüne kadar size ulaşan tüm bilgiler ribozomlarda ‘hafıza molekülleri’ olarak adlandırılan proteinlere dönüştürüldü. Bu protein molekülleri elektrik sinyalleri olarak şifrelendi. Böylece milyonlarca bilgi saklandı. Siz buna, ‘geçmişim’ demektesiniz. Bu bilgilerin birikmesi ile bir geçmişiniz oldu. ‘Hatırlıyorum’ dediğiniz anda gerçekte, hatırlama anında hücrenin uyarılması sonucu protein şeklinde saklanan bu şifrelerin tekrar hafızaya çağrılması olayı gerçekleşmektedir. Bu vasıtayla örneğin size, ‘hangi okulda okudunuz?’ diye sorulduğunda, okulunuzun şifresi deşifre edilmekte ve siz de cevabı vermektesiniz.

Eğer hafıza diye bir şey olmasaydı hayatımız allak bullak olur, zamanla tecrübe ederek öğrendiğimiz bilgiler hafızamıza alınmadığı için her seferinde tıpkı yeni doğmuş bir çocuk gibi her bilgiyi tekrar tekrar öğrenmek zorunda kalırdık. Örneğin en temel bilgi olan alfabe ve çarpım tablosu bile her ihtiyaç duyulduğunda tekrar tekrar öğrenilmek zorunda kalınacaktı. Mesleki hayata başlandığında ise okul yıllarında öğrenilen dersler defalarca baştan çalışmak zorunda kalınacaktı. Örneğin bir avukat kanun maddelerini, bir doktor tıp ile ilgili tüm bilgileri, bir kimyacı kimya kanunlarını, bir fizikçi ise tüm fizik kanunlarını her seferinde yeniden öğrenecekti. İnsanlar genellikle hafızanın bir mucize olduğunu bilmeden yaşarlar. Uykudan sonra, bir tür ölümün ardından diriliş yaşadıklarını ve bu dirilişle bedenlerinin, beyinlerinin ve hafızalarının tamamen yeniden yaratıldığının farkında olmazlar. Oysa Allah her bir insanda her bir hücreyi ve her bir bilgiyi yeniden baştan yaratır.

Dediler ki: “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.” (Bakara Suresi, 32)