Zehir Üreten Kimya Laboratuvarı: Kaplan Yılanı

Bir insanın dakikalar içerisinde ölümüne sebep olabilen canlıların tehlikeli zehirleri yüzyıllardır inceleme konusu. Bilim adamları, bu zehirleri bazı değerli ilaçların hammaddesi olarak kullanabilmek için uzun yıllardır araştırmalar yapıyorlar. By-pass ameliyatı sonrası damarların tıkanmasını önleme, ameliyat yaralarının çabuk iyileşmesi, Alzheimer hastalığının tedavisi ve kronik ağrıların giderilmesi hayvan zehirlerinin tıpta kullanıldığı alanlardan bazıları. Dolayısıyla zehirlerin içeriklerinin bilinmesi hem panzehir üretilmesi hem de zehri şifaya dönüştürmesi bakımından önemli.

Bu konuda yapılan çalışmalar canlılardaki zehirlerin tahmin edilenden daha kompleks maddeler içerdiğini ortaya koymuştur.

Kuvvetli zehri ile meşhur olan canlılardan biri Avusturalya’nın güneybatı ve güneydoğu kısımlarında yaşayan kaplan yılanıdır. Zehir vücuda geçtiği anda, uyuşma, solunum güçlüğü, felç görülür ve tedavi edilemezse ölüm ile sonuçlanabilir. Zehrin bu şiddetli etkisinin sebebi, içerdiği özel bileşenlerdir. Dünyanın en zehirli yılanları içinde bulunan kaplan yılanının zehrinin çok fazla nörotoksin, hemolisin, mitotoksin ve koagülant maddeleri içerdiği bilinmektedir.

NÖROTOKSİNLER SİNİRLERİ YOK EDER

Nörotoksinler sinirlere çok ciddi hasar veren maddelerdir. Sinir hücrelerinin sinyal alıcılarını bloke eder ve sinirleri yok ederler. Hasarın çapı o kadar büyük olur ki, sinirlerin iyileşmesi çoğu zaman birkaç haftayı bulur. Bu zaman dilimi içerisinde, kişi kendi başına nefes alamaz hale gelir ve solunum cihazına bağlı kalır.

MİYOTOKSİNLER BÖBREKLERİ ZEHİRLER

Kaplan yılanının zehrindeki bir diğer bileşen ise özellikle kasları hedef alan miyotoksinlerdir. Toksinler, kas hücrelerinin zarlarını çözmeye başladığında, kas proteini olarak bilinen miyoglobin boşaltım sistemine sızarak böbrekleri zehirler. Miyotoksinler böbrekler üzerinde yıkıcı bir etki oluşturur bu yüzden kaplan yılanı tarafından ısırılan bir kişinin diyaliz tedavisi görmesi gerekir. 1

ZEHİR PROTROMBİNİ HEDEF ALIYOR

Kaplan yılanının zehrini bu denli kuvvetli yapan bir diğer özellik de, zehrin dolaşım sisteminde bulunan protrombin proteinini hedef almasıdır. Protrombin çok hayati bir proteindir. Bu protein üzerinde meydana gelecek herhangi bir mutasyon ya da değişiklik ölümle sonuçlanır.

Protrombin, tüm canlılarda pıhtılaşmadan sorumludur. Yılanın zehri, canlının dolaşım sistemindeki protrombine etki ederek, pıhtılaşma zamanını uzatır ve bu nedenle canlı kanamadan ölür.2

Bu proteinin bir canlı için önemini Queensland Üniversitesinden Dr. Fry şu sözlerle ifade etmiştir:

“Eğer hayvanların kanı pıhtılaştıran proteinlerinde herhangi bir değişim olmuş olsa, kanamayı durduramayacakları için ölürler. Kanın pıhtılaşması çok kompleks bir dizi işlemdir. Eğer ortadaki işlemlerden birini değiştirirseniz, dizi akışındaki her şeyi bozarsınız.”2

Dr. Bryan Fry, Queensland Üniversitesi

 

SONUÇ

Kaplan yılanının zehri içeriği günümüzün gelişmiş teknikleri ile yeni yeni keşfedilen, çok güçlü kimyasal bileşenlerden oluşur. Canlının var olduğu ilk andan itibaren bu kimyasal bileşenlerin hepsi ile birlikte dünyaya gelmesi şarttır. Aksi halde canlının kendini koruması ve türünü devam ettirmesi mümkün olmayacaktır.

Kaplan yılanı, evrimin hiç yaşanmadığının kanıtıdır. Milyonlarca yıl önce yaşamış kaplan yılanlarının kullandığı zehrin kimyasal formülü ne ise, bugünkü kaplan yılanlarında bulunan zehrin formülü de yine aynıdır.

New Jersey Eyalet Müzesi’nde araştırma görevlisi ve ünlü bilim yazarı Brian Switek bilim haberleri yayınlayan Earth Touch News Network için kaleme aldığı yazısında bu gerçeği şöyle dile getirmiştir:

“Gerçekten de mükemmel bir zehir ve neredeyse 10 milyon yıldır hiçbir değişikliğe uğramamış.” 3

Elbette, burada kaplan yılanının zehrinin sadece 10 milyon yıl değil, 10 milyonlarca yıldır hiçbir değişime uğramadığını vurgulamak gerekir. Canlının sahip olduğu zehir, kör tesadüfler sonucu ve rastgele mutasyonlarla oluşamayacak kadar kompleks ve mükemmeldir.

Bir yılanın, hiçbir kimya bilgisi, akademik eğitimi ve laboratuvar donanımı olmadan kendinin onlarca katı bir insanı bile dakikalar içerisinde yere yıkabilecek kadar kuvvetli bir zehri üretebilmesi ve en önemlisi de bu süreçte kendisinin bu zehirden etkilenmemesi, bunun için gerekli sistemlere sahip olarak var olması tesadüflerle açıklanamaz. Üretim sürecinde meydana gelecek tek bir hata, canlının ölümü ile sonuçlanabilir.

Bu denli mükemmel bir kimya mühendisliği ancak Üstün bir Aklın ürünüdür. Üstün Akıl ve İlim Sahibi Rabbimiz, kaplan yılanını sahip olduğu tüm özelliklerle birlikte yaratmıştır.

Rabbimiz yılanların yaratılışına Yüce Kitabımız Kuran’ı Kerim’de de dikkat çekmiştir. Allah Hz. Musa (as)’ın asasını bir anda yılana dönüştürdüğü gibi, diğer tüm yılanları da evrim ile değil, “Ol” demesiyle, tek bir anda yaratmıştır.

“Sağ elindeki nedir ey Musa?” Dedi ki: “O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var.” (Taha Suresi, 17-18)

 “Asanı bırak.” (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı…  (Kasas Suresi, 31)

“Asanı bırak;” (Bıraktı ve) onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, geriye doğru kaçtı ve arkasına bakmadı…  (Neml Suresi, 10)

 

 Kaynaklar: