Fas’ta Bulunan Bazı Fosil Örnekleri

 

Özellikle ortalama 400 milyon yıllık trilobit fosilleriyle ünlü olan Fas’ta, farklı dönemlere ait çok sayıda fosil elde edilmiştir. Atlas dağlarında ve diğer bazı alanlarda yapılan kazı çalışmaları, Fas’ta zengin fosil yatakları olduğunu ortaya koymuştur. Fas’ta en çok rastlanan fosil örneklerinden biri de deniz canlılarıdır. Bu canlılar, evrimcilerin sözde ilkel bir yaşam olduğunu iddia ettikleri dönemde, yapıları tam ve gelişmiş olarak yaşamışlardır ve bugün de halen aynı yapılarıyla yaşamlarına devam etmektedirler. Yüz milyonlarca yıldır değişime uğramamış, evrim geçirmemişlerdir.

Fas’ta ayrıca çeşitli kara hayvanlarının ve farklı bitkilerin fosilleri de elde edilmiştir.

Trilobit

Kambriyen döneminde yaşamış canlıları gösteren temsili bir resim

Yaş: 417 – 354 milyon yıl

Dönem: Paleozoik zaman, Devoniyen dönemi

Yer: Atlas dağları, Fas

Fosil kayıtlarında ilk örneklerine yaklaşık 530 milyon yıl önce rastlanan trilobitler, kompleks yapıları ve gelişmiş sistemleriyle, Darwinistler tarafından açıklanması zor canlılardır. Bundan yaklaşık yarım milyar yıl önce son derece kompleks bir göz yapısına sahip olarak aniden fosil kayıtlarında ortaya çıkan bu canlıların evrimle açıklanması mümkün değildir. Açıktır ki, trilobitler, diğer tüm canlılar gibi Allah tarafından yaratılmışlardır.

Deniz Yıldızı

Yaş: 420 milyon yıl

Dönem: Paleozoik zaman, Ordovisyen dönemi

Yer: Kataoua Oluşumu, Fas

Ekinodermata (derisi dikenliler) filumuna dahil olan deniz yıldızları yüz milyonlarca yıldır varlıklarını devam ettirmektedirler. 420 milyon yıl önce yaşayan deniz yıldızlarının bugün yaşayan deniz yıldızlarıyla tamamen aynı özelliklere sahip olması, evrimcilerin asla açıklayabileceği bir durum değildir. Bu durumun gösterdiği gerçek, canlıların evrim geçirmediği, yaratıldığıdır.

Bir Evrimci İtiraf

Mark Czarnecki (Evrimci paleontolog): Fosil kayıtları her zaman için, teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel olmuştur… Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin’in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Tanrı tarafından yaratıldığını savunan argümana destek sağlamıştır. (Mark Czarnecki, “The Revival of the Creationist Crusade”, MacLean’s, 19 Ocak 1981, s. 56)