Hücredeki Aminoasit Üretimi Mucizedir

Üretim tesisleri endüstri için son derece önemli sistemler barındırırlar. Üretimi planlanan maddeler buralarda seri, kaliteli ve kontrollü bir şekilde meydana getirilirler. Tek bir ürün için çok sayıda makine ve malzeme gerekir. Bu makinelerin üretiminde ise mühendisler, bilim adamları ve işçiler çalışır. Detaylı hesaplar ve tasarımlar yapılarak en iyi sonuç verecek sistemler üretilir. Bu iş hiçbir zaman tesadüflere güvenerek yapılmaz, aksine her aşaması titiz bir kontrol altında tutulur. Modern biyoloji ve genetik, tıpkı bu örneklerde olduğu gibi canlıların dünyasında yüksek teknolojili fabrikacıklar ve üretim tesisleri bulunduğunu göstermiştir. Bunlardan biri de aminoasit adlı vücudun temel yapı malzemelerinin üretimi ile ilgilidir.

Bir üretim tesisi gördüğünüzde elbette bunun tesadüfen meydana gelmediğini bilirsiniz. Hücrelerimizde de üretim tesisleri bulunur. Bütün bunlar, canlılardaki tüm sistemlerin yüksek bir aklın kontrolünde oluğunu gösterir.

Aminoasit Mucizesi

Aminoasitler, proteinlerin yapıtaşlarıdır. Canlılarda 20 çeşit aminoasit bulunur. Enzimler ve hücredeki kompleks fabrikacıklar aminoasitleri kullanarak adeta gökdelen gibi dev molekülleri, yani proteinleri inşa ederler. Dolayısıyla aminoasit miktarının kontrolü çok önemli bir görevdir.

Aminoasitler son derece detaylı bir üretim zincirinden sonra meydana gelir. Aminoasitlerin üretimi için özenle çalışan enzimler bulunur. Yalnız burada çok ilginç bir detay vardır. Enzimler de protein yapılarından oluşur ve onlar da neticede aminoasitlerden oluşur. Dolayısıyla kademe kademe evrim olması kesinlikle mümkün değildir. Aminoasitler olmadan enzim olmaz, enzimler olmadan aminoasit üretimi olmaz.

Protein üretiminde 20 çeşit aminoasit kullanılır. Bu 20 aminoasidin hücredeki üretimi bir mucizedir. Çünkü üretimden sorumlu enzimler de aminoasitlerden meydana gelmiştir.

Proteinler moleküllerin dünyasında tıpkı gökdelenler gibi dev yapılardır. Bir gökdelen tesadüfen oluşamaz. Aynı bunun gibi son derece kompleks olan bir protein de tesadüfen oluşamaz.

Sistemin Detayları

Canlılarda kullanılan aminoasitler karbon, azot, hidrojen ve oksijen gibi atomlardan meydana gelir. Bu maddeler usta birer işçi gibi çalışan onlarca enzim tarafından işlenirler. Her enzim yalnız bir işle görevlidir; tek bir atomu belli bir molekülün belli bir bölgesine monte eder. Bu görevi eksiksiz ve mükemmel bir şekilde yerine getirir. Enzimler bir üretim zincirinde çalışan işçiler gibi işlerini sırayla görürler. Her biri doğru zamanda devreye girer. Birinin ürettiği maddeyi diğeri alarak işlemeye devam eder ve bir sonraki enzime verir. Bu enzimlerin tekinin bile yokluğu ya da yapısındaki küçük bir hata sistemi çökertir.

İnşaat sektörü dünyanın en büyük iş kollarındandır. İnşaatlarda kullanılan malzemeleri üretmek için de fabrika gereklidir. İnşaatlarda gerekli olan kiremit gibi çeşitli yapı malzemeleri de fabrika ürünüdür. Hücrelerimizde de benzer bir durum vardır. Aminoasitler proteinleri meydana getiren tuğlalar gibidir. Tıpkı tuğla ve demir-çelik fabrikaları gibi, aminoasitlerin üretimi için de hücre içinde üretim zincirleri yaratılmıştır.

Canlılarda aminoasitlerin oluşumunu gösteren resim. Her bir ok aminoasitlerin oluşması için gerekli olan kimyasal işlemleri göstererir. Her bir kimyasal işlemi gerçekleştirmekle görevli enzimler vardır. Dolayısı ile hücrelerimizde onlarca enzim sırf aminoasitlerin üretiminden sorumludur. Görüldüğü üzere aminoasit üretimi son derece kontrollü işlemlerle gerçekleştirilir. Hücrede tesadüfe yer yoktur. Ayrıca tek bir atomu bir molekül topluluğunun belli bir bölgesine monte eden bu enzimler de aminoasitlerden meydana gelir. Bu da sistemin bir bütün halinde yaratıldığını gösterir.

Örneğin bakterilerde yirmi çeşit aminoasitten sadece altısı olan metiyonin, treonin, lizin, izolösin, valin ve lösin adlı aminoasitleri üretebilmek için 25 adet enzim ortaklaşa çalışır.   Bu enzimlerin kullandığı hammaddeler de tesadüfi süreçlerle elde edilmez. Bu hammadeler de yine çok sayıda enzimin ortaklaşa ürettiği maddelerdir. Onların üretimi de ayrı birer mucizedir.

Bir fabrikada üretim zincirinde işçiler fedakarca ve ustalıkla birbiri peşi sıra işlemler gerçekleştirirler. Her birinin farklı görevleri bulunur. Bu görevleri yerine getiren işçilerden birinin yokluğu ürünün hatalı olup işe yaramamasına neden olur. Hücrenin en temel yapıtaşlarından olan aminoasitlerin üretimi için de aminoasitlerden çok daha kompleks olan enzimlerin varlığı gereklidir. Hayat tesadüflerin yer alamayacağı son derece kompleks bir bütündür.

Aminoasit Üretim Sisteminde Saklı Çarpıcı Gerçek

Evrimciler batıl zanları doğrultusunda canlıların tesadüfler sonucunda, kademe kademe, ilkelden komplekse doğru geliştiği iddiasındadırlar. Buna göre bakterileri de ilkel canlılar olarak adlandırırlar. Ancak her bir bakteri incelendiğinde olağanüstü kompleks sistemlerle donatılmış olduğu görülür. Tek bir bakteri en ileri sistemlerle donatılmış modern şehirlerden daha kompleks ve ileri teknolojilidir. Bu gerçeği bir örnekle açıklayalım:

İnsan hücrelerinde protein üretimi için gerekli olan aminoasitlerin yalnız 10 çeşidi üretilebilir. Bu yüzden diğer canlılarda üretilen aminoasitleri beslenme yoluyla elde ederiz. Halbuki bakteriler 20 çeşit aminoasidin 20’sini de üretirler.   Evrimcilerin ilkel gördükleri canlılar hayatın temel mekanizması olan aminoasit üretiminde çok daha ileridir.

Aminoasitlerin Yapımındaki Enzimlerin Eksikliği Gelişime Değil Hastalıklara ve Ölümlere Sebeptir

Proteinin yapıtaşı olan ve onun yanında çok küçük olan aminoasitlerin sentezinde çok sayıda enzim görev aldığını gördük. Ancak bu enzimlerdeki eksiklik hatta küçük bir hata hastalıklara ve ölümlere sebep olmaktadır. Bu da sistemin ne kadar  hassas olduğunu, hataya yer bırakmadığını ve kademe kademe oluşamayacağını göstermektedir. Sistemin tüm unsurları aynı anda bir arada bulunmalıdır. Bu ise ancak Yaratılış ile mümkündür.

Örneğin tirozin adlı aminoasitin yapımında kullanılan fenilalanin hidroksilaz adlı enzimde meydana gelen genetik hatalar zihinsel geriliğe, düzensiz sıcaklık ayarına, yürüyüş bozukluklarına, felce sebep olabilmektedir.  

Parkinson hastalığı da yine aminoasitlerden elde edilen dopamin adlı maddeyi üreten hücrelerin azalması ile ilgilidir.  

Yalnız aminoasitlerin yapımı değil hücrede yıkımı dahi düzenlenmiştir. Bu işle görevli enzimlerdeki eksiklikler dahi hastalık ve ölüme sebep olur. Bunlardan biri olan alfa-ketoasit dehidrogenaz enzimini kodlayan genlerde meydana gelen mutasyonlar MSUD adlı fiziksel ve zihinsel geriliğe ve ölüme sebep olan hastalığa sebep olur.  

Proteinler ve aminoasitlerin üretimindeki detaylar hayatın tesadüflere yer vermeyecek bir şekilde düzenlendiğini ortaya koyar. Tek bir protein bile tesadüfen meydana gelemez. Proteinlerin yapıtaşlarını yani aminoasitleri üreten kompleks sistem de tesadüfen meydana gelmez. Tek bir ürün için ondan çok daha kompleks bir sistem yaratılmıştır. Bu yapıdaki eksiklik canlılarda gelişime değil, çeşitli hastalıklara ve ölüme yol açar. Yaşam, bütün detayları ile Allah’ın açık yaratılış mucizesidir.

 

Kaynak

 

[1] Lehninger Biyokimyanın İlkeleri, David L. Nelson, Michael M. Cox, Palme Yayıncılık, 2005, Üçüncü Baskıdan Çeviri, Sayfa 832, 833

[1] Lehninger Biyokimyanın İlkeleri, David L. Nelson, Michael M. Cox, Palme Yayıncılık, 2005, Üçüncü Baskıdan Çeviri, Sayfa 827

[1] Medical Biochemistry Human Metabolism in Health and Disease, Miriam D. Rosenthal, Robert H. Glew, A John Wiley & Sons, Inc., Publication, 2009, Sayfa   322-323

[1] Medical Biochemistry Human Metabolism in Health and Disease, Miriam D. Rosenthal, Robert H. Glew, A John Wiley & Sons, Inc., Publication, 2009, Sayfa   324

[1] Medical Biochemistry Human Metabolism in Health and Disease, Miriam D. Rosenthal, Robert H. Glew, A John Wiley & Sons, Inc., Publication, 2009, Sayfa   322